Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,76
€ EURO → Alış: 7,32 / Satış: 7,35

Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales

Bitlisli Said-i Kurdi ve Venezüellalı Rafael de Nogales
  • 11.01.2019

Çeşitli yayın organları ve platformlarda paylaşılan bir görsel için ‘Saidi Nursi’nin cephede çekilmiş fotoğrafı’ veya ‘Bediüzamman’ın Ruslara karşı savaşırken fotoğrafı’ ibaresi kullanılır hep. Peki fotoğraftaki kişiler ‘gerçekte kimler?’ ve ‘Bitlis Hizanlı Molla Said-i Kurdi de o fotoğraftakilerden biri mi?’ diye merak ederek araştırmaya koyuldum.

 

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Önce fotoğrafın kaynağı olarak geçen Venezüellalı Osmanlı subayı Rafael de Nogales’in Türkçe’ye 2008 yılında YABA Yayınları tarafından ‘Osmanlı Ordusunda Dört Yıl’ adı ile çevrilmiş kitabına ulaşıp, tümünü okuyup inceledim. Ancak bu (I.) baskısında öyle bir fotoğrafın olmadığını gördüm. Bu çeviri ayrıca kitabın İspanyolca orijinalinden değil, Muna Lee tarafından 1926 tarihinde İngilizce yayımlanan baskısı kaynak alınarak Türkçe’ye çevirilmişti. O yüzden Nogales’in İspanyolca kaleme alıp yayımladığı asıl kitabına bakmanın en akıllıca olduğuna karar verdim.

 

 

Temin ettiğim 1936 tarihli İspanyolca “Cuatro años bajo la media luna del Rafael de Nogales Méndez’ – ’Hilalin Altında Dört Yıl’ adlı bir baskıda, bahse konu olan fotoğrafın mevcut olduğunu gördüm. Ancak ne fotoğrafın altındaki açıklayıcı metinde, ne de kitapta Saidi Kurdi ile ilgili herhangi somut bir ibare bulunmamaktaydı. Kitap içindeki görsellerden sadece birisi olan bu fotoğrafın altında, yazarın tarihi Ermenistan’a atıfta bulunarak şu dipnotu bulunmakta:

 

’Yazar özel Kürd korumaları arasında, Van’da bulunduğu vakit’.

 

 

Bu not ile fotoğrafın, kitabın yazarı olan Nogales’in Osmanlı ordusu için Van’daki görevi sırasında çekildiği anlaşılmakta. Fotoğrafta Nogales iki Keçe Külahlı Kürd milisin arasında ayakta dururken, diğer milisler arkalarında oturuyor ve bazıları da yakınlarında durmaktalar.

 

 

Fotoğraftaki kişilerin, giyim kuşamları ve yazarın fotoğraf notundan da anlaşılacağı üzere, Saidi Kurdi’nin talebeleri olarak da bilinen ve ‘Gönüllü Kürd Milisleri’ adı ile de anılan bu kişilerin, Osmanlı’ya I. Dünya Savaşı  sırasında Doğu cephesinde destek veren Keçe Külahlılar lakaplı Kürdlerin oldukları aşikardır. Bitlis, Van ve Muş mıntıkalarında gösterdikleri üstün başarılardan dolayı Saidi Kurdi’nin şahsında bu Kürd milislerine Osmanlı tarafından methiyeler dizilmiş ve hatta yaptıklarından dolayı ‘üstün hizmet’ nişanı dahi verilmiştir. Kitabın değişik yerlerinde ve özellikle de Nisan 1915’deki  Van’da cereyan eden (Rus-Ermeni) kuşatmaya dair anlatımlarda, 300 Kürd milisinden bahsedilmekte, ki bu daha önceki tarihi anlatım ve kaynaklardan da bilinen bir sayı ve bilgidir.

 

Kitapta bir kaç yerde şu şekilde geçmektedir:

 

‘Başkale tarafından atlı jandarma birlikleri ile beraber, onlar gibi atlı olan 300 Kürd de geldi’.

‘….Laz taburu da 300 Kürd süvarisi ile birlikte Sabağ köyünü ele geçirmek üzere yola çıktı’.

 

Said-i Kurdi’nin de fotoğrafın çekildiği zaman diliminde Van’da bulunduğu ve hatta çarpışmalara katıldığı bilindiğinden, komutan Nogales’in Kürd korumaları ile çektirmiş olduğu bu fotoğraf karesinde, arkada oturanlardan biri olması büyük olasılıktır. Ancak ‘kesinlikle o’dur’ dememiz mümkün olmadığı gibi, ‘ona çok benzeyen biri’ ibaresi rahatlıkla söylenebilir.

 

Peki bu Venezüellalı subay kimdi ve Osmanlı ordusunda nasıl katılmıştı?

 

Asıl adı Rafael De Nogales Mendez olan komutan, 14 Ekim 1877 tarihinde Venezüella’nın Taçira şehrinde dünyaya gelir. Büyük merak ve heves beslediği askerlik mesleğini tahsil etmek için 20’li yaşlarda Avrupa’ya gider. Almanya’da harp akademisini bitirdikten sonra, 1898 yılında İspanyol ordusuna katılarak Amerika Birleşik Devletlerine karşı savaşır ve yüzbaşı rütbesine yükselir.

 


Gönüllü ve paralı asker olarak aralarında Irak, Filistin, Tunus, Mısır, Cibuti, Yemen, de olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde görev alır ve çalışır. I. Dünya Savaşı sırasında önce Belçika ve ardından da Fransız ordularında görev almak istemişse de, Venezüella vatandaşlığından vazgeçmesi şart koşulduğundan bu ülkelerin ordularına katılamamıştır. Bulgaristan’da bulunduğu bir ziyaret sırasında tanıştığı Osmanlı’nın Sofya büyükelçisi tavsiyesi ile Ocak 1915’te İstanbul’a gelir ve dönemin Harbiye nazırı Enver Paşa tarafından kendisine Osmanlı ordusunda tugay komutanlığı görevi verilir.

 

Artık o ’Nogales Bey’ olmuştur ve Haydarpaşa Garı’ndan trenle, Osmanlı’nın doğu cephesindeki görevine katılmak üzere Arnavut yaveri ile beraber yola düşer. Afyon-Karahisar, Konya, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Sivas, Erzurum, Muş, Bingöl, Varto, Hınıs, Tatvan, Ahlat, Adilcevaz ve sonrasında Van Gölü’nden tekne ile Van şehrine ulaşır. Osmanlı’nın çok ünlü isimleri olan Talat Paşa, Enver Paşa, Halil Bey ve Cevdet Paşa ile direk çalışarak sürekli irtibat halinde bulunur. Van ve çevresindeki görevine dair detaylı ve kronolojik anlatımı, başlı başına bir bölüm olarak kitabında yer almaktadır. Yazar günü birlikte olsa Bitlis merkeze uğradığını da aktarıyor. Osmanlı ordusundaki  dört yıllık görevi süresince gördüğü coğrafik, etnik ve sosyolojik durumları, yaşadığı ve birebir edindiği askeri, siyasi, dinsel ve etnik tecrübeleri, ülkesi Venezüela’ya döndükten ‘Hilalin Altında Dört Yıl ‘ adı ile kaleme alır.

 

Rafael de Nogales’in kitabı, özellikle I. Dünya Savaşı sırasındaki vuku bulan toplu kıyımlar, katliamlar, vahşetler, sürgünler ve diğer hadiseleri, görselleri ile ve birebir yaşadığı tecrübesi ile dünya kamuoyuna aktarması açısından, çok önemli arşiv belge statüsündedir. Yazarın İspanyolca kaleme aldığı “Cuatro años bajo la media luna’- ’Hilalin Altında Dört Yıl’ adlı kitabı, İngilizce, Rusça ve Türkçe dillerinde de basılmıştır.

 

Nogales kitabında Kürdlere dair de epeyi analizde ve anlatıma da yer vermiş. Kimi yerde överken kimi yerde de çok acımasız olduklarını da dile getiriyor. Ayrıca şu analizi de yapıyor:

 

’Kürdleri yani antik çağlardaki isimleri ile Kardukları, silahları dışında, Anabasis’in anlattığı gibi buldum. Ok ve mızraklar yerine, artık şimdi Mavzer tüfekleri ve diğer ateşli silahları kullanıyorlar. Hançerleri, ekmek pişirmek için kullandıkları fırınları ve bir çok değişik aletleri o eski zamanların aynısı. Kürdler Yakındoğu’da geleceğin milletidir. Onlar eski uygarlıkların kötülükleriyle körelmemişler. Genç ve halen canlı bir ulustur’.

 

 

Venezüellalı Rafael de Nogales, 10 Temmuz 1937 tarihinde Panama’da hayata gözlerini yummuştur.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

 

Kaynaklar:

Four Years Beneath the Crescent, Muna Lee, New York, C. Scribner’s Sons, 1926.

Cuatro años bajo la media luna, Rafael de Nogales Mendez, Caracas, 1926

Osmanlı Ordusunda Dört Yıl, Vedii İlmen, Yaba Yayınları, 2008

Memoirs of a Soldier of Fortune, Albion Press, 2017

 

 

Bitlisname.com kaynak olarak gösterilmeden yayınlanamaz

 

 

Etiketler: / / / / / / /

Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
Fransızca Çizgi Anlatımda Bitlis ve Kürdler  
Bitlis’in tarihteki konumu ve önemi üzerine yüzlerce makale, anlatım ve arşive denk gelmişimdir. Hepsinde de özellikle iki önemli siyaset adamının...
Bir Askerin Günlüğü ‘Dersim Soykırımı’
Çalışmalarını Almanya’da sürdüren tarihçi Zeynep Türkyılmaz Dersim’de 1938’te devlet eliyle yaşatılan vahşete dair önemli bir belgeyi paylaşıyor. Harekata katılan bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ