Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,73 / Satış: 7,76

Bitlis’in Deliklitaş’ı

Bitlis’in Deliklitaş’ı
  • 04.02.2019

’Bu Delikli Taş aynı zamanda bir pınardır’ diye yazmıştır Şerefxanê Bedlîs-î Farsça olarak Bitlis’te kaleme aldığı ve 1597 yılında tamamladığı ’Şerefname’ adlı eserinde.

 

 

 

 

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Dev bir kaya kütlesinin, daha doğrusu dağın bir kısmının içi oyularak açılmış ve tarih boyunca insanların, kervanların, süvari ve orduların içinden geçmesini mümkün kılmış bir tüneldi aslında Deliklitaş, yada diğer ismi ile Semiramis Tüneli, veyahut Kürdçe ismi ile Kevirê Qul.

 

Bitlis – Siirt arasındaki güzergah boyunca yolculuk etmiş bir çok seyyah, gezgin, tüccar ve tarihçinin bahsini ettiği ünlü Deliklitaş’ın tam olarak ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak tarihte Semiramis Geçiti olarak da anılan bu tünelin, antik çağlarda (M.Ö. 800) yaşamış bir Asur kraliçesi olan Semiramis’in emri ile açtırıldığı rivayet olunur. Yazlarını Van’da inşa ettirdiği sarayında geçiren kraliçe, normalde ikamet ettiği Babil’den Van’a yolculuğu sırasında Bitlis mıntıkasından geçerken zorluk çektiğinden, aşması gereken dağın delinmesi emrini verdiği anlatılır.

 

J. Laurens tarafından 1847 tarihinde çizilmiş Bitlis Deliklitaş ve Bitlis Geçiti

 

Delikli Taş ile ilgili olarak Şerefname’de geçen çümleler ise şu şekildedir:

’Bu Delilkli Taş aynı zamanda bir pınardır. Suları fışkırdıktan ve yeryüzüne çıktıktan sonra, günlerin geçmesiyle suları donar. Böylece taş, gelip geçenlerin önünde güçlü bir set meydana getirdiğinden, artık onlar o seddi büyük güçlükle geçebilirler. Fakat, Bedlis şehrinde ’Hatun Camii ve Köprüsü’ adlarıyla bilinen bir cami ve büyük bir köprü yaptıran çağının hayırsever bir kadını, kayadan meydana gelmiş bu seddi deldirmiş ve kervanların, yolcuların bu delikli taştan gelip geçmelerine elverişli olması için de taşın deliğini genişlettirmiştir’.

 

Şerefname’nin yazılışından yaklaşık altmış sene sonra, 1655’te Bitlis’e uğrayıp bir kaç hafta Kürd hükümdar Abdal Han’ın yanında konaklayan ünlü seyyah Evliya Çelebi de bahseder Delikli Taş’tan.

Seyahatname’sinin Bitlis bölümünde ’İbret verici yerlerin anlatılması’ başlığı altında, Hatuniye Köprüsü ve hanına değinen Çelebi; ’dördüncü ibretlik’ açıklaması ile Delikli Taş’a dair şunları aktarır:

’Bu büyük hanı ve önündeki eski köprüyü yapan, Abbasiler’den* Sultan Evhadullah’ın kızı Hüma Hatun Sultan’dır, ki Bitlis’te yüzlerce hayır eserleri vardır. Bitlis şehrinden güney tarafa eğimli dere aşağı giderken Kefender Kalesi yakınında Deliklikaya adlı sert bir kayada bir kapı vardır. Bütün tüccarlar, ziyaretçiler ve seyyahlar bu kapıdan geçmeyince Bitlis şehrine gelemez ve Hazzo Kalesi’ne varamaz. O delikli kaya mahalli gökyüzüne doğru baş çekmiş çakmak taşından nişan veren sert bir taştır.

 

O hayırsever hatun yüzlerce kese para harcayarak bu sert taşı usta dağ delicilere deldirip insanların geçit yeri ve herkesin gelip geçtiği yol ettirmiştir ki görenin aklı perişan olur. İnsanın yapabileceği şey değildir. Bir şeytan işidir ki insan susar ve hayran olur. Hatta bu kapı mahallinde bir adam hû diyenara atsa bütün dağlardan şiddetli bir ses duyulur, ki insan hayretler içinde kalır. Bu Deliklikaya kapısından aşağı insan bakmaya cür’et edemez. Sanki gayya kuyusu ve cehennem çukurudur’.

*Rojkili Abbasolar . Şerefxanlar soyundandır.

 

1910 tarihli her iki geçiti de gösteren fotoğraf. Holyoke Koleji Arşivi

 

Her nekadar tek bir deliklitaştan bahsedilse de, gerçekte biri büyük diğeri küçük olmakla birlikte iki adet geçitin Deliklitaş olarak bulunduğu bilinmektedir. Rivayete göre büyüğünün Asur kraliçesi Semiramis tarafından, diğer küçüğünün ise daha sonra Hüma Hatun tarafından açtırıldığıdır. Ancak bunun tam tersini, yani küçüğünü Semiramis’in büyüğünü ise Hüma Hatun’un açtırdığını da söyleyenler vardır. Mesela Bitlis’ten geçmiş seyyah Waffield*. Bu konuda tam olarak herhangi yazılı somut bir kaynak veya veri olmamakla birlikte, tüm seyyahların hakkında not tuttukları ve Semiramis Tüneli olarak adlandırıdıkları geçit, büyük olanıdır.

1898 yılında Bitlis’ten geçen seyyah ve yazar Lynch, Deliklitaş’ın derinliğinin 6,70m yüksekliğinin ise 5,4m olduğunu belirterek, kalenin aşağısından geçen ve Siirt istikametine doğru akan Bitlis Çayı ile beraber yol alınarak yaklaşık 7 kilometre sonunda bu noktaya gelinildiğini kitabında yazar. Var olan zengin maden yataklarından çıkan pınarlardaki güçlü kükürt ve demir (metaller) bileşenleri içeren suların fışkırması sonucu oluşmuş bu dağ kütlesinin, Asur kraliçesi Semiramis tarafından açtırıldığı bilgisini de ‘Semiramis Tüneli’ adlı bir görsel ile kitabında paylaşmıştır.

Lynch ayrıca tünelin diğer ucundan karşısına çıkan manzaranın da fotoğrafını çekerek ‘durduğum bu noktadan izlediğim ve dağların geçitlerinin kesiştiği bu manzara, sarp ve yüksek dağ silsilesinin en sert damarıdır’ ifadesini de kullanmıştır.

Başka bir seyyah olan dünyaca ünlü İngiliz arkeolog Layard da Ağustos 1849’daki Bitlis ziyareti sonrası Güzeldere ve Garzan tarafına ilerlerken, Deliklitaş hakkında şöyle yazmıştır.

‘Bitlis’ten yaklaşık 8km sonra yol, dağın bir damarı ve uzantısı olan kireçleşmiş devasa bir kayadaki yaklaşık 6m uzunluğundaki bir tünel ile devam ediyor. Bu kütle tarih boyunca akan ve halen faliyette olan mineraller ve maden bileşimleri içeren kaynak sularının fışkırması sonucu oluşmuş, ki tünelin şimdiki halini kapatma tehlikesi de söz konusu. Tünelin üzerinde kim tarafından yapıldığı veya ne zaman delindiği hakkında bir kitabe bulunmamakta. Tabi ki Sultan Dördüncü Murad’a atfen delindiğini söyleyenler olsa da, bu tünel ondan çok çok daha öncesi açılmıştır. Bu dağlarda bu tür geçitlerden çok var ve bunların çoğu da ta antik çağlardan kalmadırlar’.

 

1899 yılında Bitlis’ten geçen Alman doğu bilimcisi Lehman Haupt ise, hem seyyah Lynch’e atıfta bulunur, hem de Deliklitaş’tan ‘Semiramis Tüneli’ olarak bahs ederek, bu geçitin Cojas (Djojas) adlı Bitlisli bir baş mühendis tarafından açıldığını ve tarihçesinin ta Urartular’a kadar gittiğini zikr eder.


*1913 yılında Bitlis’ten geçen seyyah ve yazar olan William Waffield ise, önünde durarak fotoğrafını da çektiği geçitler hakkında şunları yazar.

‘Yolculuğumuz boyunca denk geldiğimiz ilginç manzaralardan başka, dikkat çeken diğer belirli bir özellik ise sık sık karşılaştığımız sıcak kaynak sularının olmasıydı. İçlerinde demir, kükürt, sülfat, değişik tuz bileşenleri ve karbonasitli gaz ihtiva eden bu kaynak suları, yoğun kalsiyumoksit öerdiklerinden dolayı, güzergahımız üzerinde yaklaşık 9 m yüksekliğinde ve bir o kadar da genişliğinde sarp bir kütle meydana getirmişler. Öyle ki bu kütleyi içinde açılan bir tünelden geçerek aşıyorsunuz. Bu daha yeni olan büyük tünelin hemen üstünde, ‘Semiramis Geçiti (kapısı)’ olarak adlandırılan ve Asurlular zamanından olan başka bir tünel de mevcut. Rivayete göre bu tüneli, Van’daki yazlık sarayına gitmek için açtırtmış kraliçe Semiramis’.

 

 

Binlerce sene savaşlar, istilalar, depremler, doğa ve insan kaynaklı olaylara karşı ayakta kalabilmeyi başarmış olan Deliklitaş, ne yazık ki Haziran 1971 tarihinde dinamitle havaya uçurulmuştur.

 

İnsanoğlunun elindeki teknik ve mimari imkanların başka seçenek sunabilmesine rağmen, bu antik ve tarihi geçitin korunması umursanmamıştır. O tarihte yapımı gerçekleşen CENTO yolu çalışmaları sırasında, Tatvan’da monte edilecek yeni Van Gölü feribot parçalarının da geçebilmesi için, Deliklitaş 1971 yazı yok edilmiştir.

 

 

’Tarih,

insanların oturdukları kenti ya da yaşadıkları çağı görebildikleri biricik gözlem kulesidir’, G.K. Chesterton

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu, 4 Şubat 2019

 

 

 

Kaynaklar:

 

Şerefname, M. E. Bozarslan, 1971

Evliya Çelebi Seyahatnamesi, YKY, 2011

H.F.B Lynch, Armenia Travels & Studies, 1901

H. Layard, Nineveh & Babylon, 1853

Lehmann-Haupt, Armenien Einst und Jetzt, Berlin/Leipzig, 1926

W. Waffield, Gate of Asia, 1916

Bitlis İl Yıllığı, 1971

 

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayımlanamaz.

Etiketler: / / /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ