Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,40 / Satış: 6,43

Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri

Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
  • 09.03.2019

’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı Asya’nın en romantik ve etkileyici şehri olduğunu söylemem gerekli. Yüksek duvarlarla çevrili, geniş avlu ve bahçeleri olan evlerin heybeti hemen dikkat çekiyordu. Her bahçe kapısı demirlerle güçlendirilmiş ve her pencere demir parmaklıklarla donatılmıştı. Öyle ki pencerelerin yüksekliği ve evlerin büyüklüğü bir kuşatmaya karşı durabileceği havasını veriyordu’.

1890 Kasım ayında Bitlis’i ziyaret eden İskoç rahibe İsabella Bird, şehir merkezi ile ilgili ilk intibasını bu cümleler ile dile getirmiştir.

 

Çeviri ve derleme: Baran Zeydanlıoğlu

 

Tarihi olarak bir vadi içerisindeki tepe yamaçlarında konumlandırılmış olan Bitlis’teki mahalleler, aslında şehrin tam ortasında bulunan kalenin çevresinde bağları ve bahçeleri ile yer almaktadırlar. Tarih boyunca kalenin kendisi Bitlis olarak anılmışsa da, zamanla önce iç ve dış surları arasında genişlemiş, daha sonraları da surların dışına çıkarak yamaçlarda inşa edilen evlerle büyümüştür.

Klasik olarak kesme taşlardan inşa edilen Bitlis evleri, tek veya bir kaç katlı olmak üzere genellikle yüksek duvarlarla çevrili büyük avlulara sahip olan evlerdir. Bitlisli ve özellikle de Ermeni taş ustaları tarafından tarih boyunca inşa edilen bu yapılar, kimi zaman kemerli girişlerle kimi zaman da devasa ahşap kapıları ile dikkat çekmişlerdir.

Bitlis’teki mahalleler hakkındaki en eski kaynaklardan birine 1650’lerde Bitlis’i ziyaret etmiş, Evliya Çelebi’nin anlatımlarında da rastlamaktayız.

‘Yukarı iç kalede ve aşağı kalesi varoşu içinde 17 mahallede ve yazılan 17 derenin kenarında tepeler üzerinde Bitlis Şehri’nde toplam 5.000 adet güzel haneler vardır ve hepsi amber kokulu toprak ile örtülü mamur evlerdir. Ama bir kısmı birbirine dayanmış evlerdir. Zira genellikle yüksek havadar zemine kurulmuş güzel evlerdir, ama bu aşağı varoş hanelerini aşağı kale kuşatmamıştır. Aşağı kalede ancak çarşı Pazar, bedesten ve bir kaç yüz ev vardır. Diğer evler bağ ve bahçesiyle tamamen dereler ve tepeler üzere gösterişli mamur bir şehirdir ki, şehr-i Bitlîs Kurdistân diyârının âb-ı rûyı ve bâğ-ı iremidir’.

Mahalleleri de sıralayan Çelebi şöyle yazar: ’Hepsi Müslüman olan 17 mahalle mevcuttur. Evvela Hüsrev Paşa mahallesi, Şam Mahallesi, Zindan (Zeydan) Mahallesi, Çorum Mahallesi, Çinedar Mahallesi, Kızılmecid Mahallesi, Şeyh Hasan Mahallesi, Çeyrek Mahallesi, Küçür Mahallesi, Gökmeydan Mahallesi, Komus Mahallesi, Taklaban Mahallesi, ki bu mahallenin ardında Bitlis Hanı bir göl yaptırmıştır, işte o mahalledir burası, Nakşut Mahallesi, Arab Köprüsü Mahallesi, Karadere Mahallesi, Aveh Mahallesi, Değirmen Mahallesi ve Han Bağı Mahallesi ve şanlı hana mahsus geniş düz bir yerde seyirlik İrem Bağı bir semttir. Bu yazılan mahalleler tamamen Müslüman mahalleleridir ama Arabi (Arami olacak) ve Yakubi (Süryani) Ermeni 11 adet kefere mahalleleridir, ama isimlerini bilmiyorum. Bu şehirde asla Yahudi, Firenk ve Rum yoktur, (Hristiyanların) tamamı Ermenilerdir’.

Şehrin yerleşim şekli ve dağılımına değinenler arasında Bitlis’i  1700 – 1915 arası ziyaret etmiş diğer yabancı seyyahların anlatımlarında da görmekteyiz. Bu seyyah yazarlardan en ünlü olanlardan bir tanesi de H.B.F. Lynch’dir. Seyyahın 1898 tarihinde ziyaret ettiği Bitlis evleri ve mahalleleri ile ilgili olan anlatımından bir kısmını çevirerek paylaşıyorum:

‘Bu şehirdeki yapılar yatay damları, taş mimarisi ve inşa teknikleri açısından bu coğrafyadaki en iyileri diyebilirim. Öyleki depreme dayanıklık konusunda tedbir açısından çift emniyetli bir sistem ile inşa edilmişler. Hatta iklimine göre en iyi randımanı verebilecek kışları ısı muhafaza ve yazları serin tutma mimarisine dahi özen gösterilmiş. Şehrin nüfusun içinde bulunduğumuz yüzyıl itibariyle yükselmeye başlamış. 1814’de burayı ziyaret eden Kinneir’e göre şehirde 12 000 kişi varmış ve yarısı Müslüman diğer yarısı Ermeniler’miş. Burayı 1838 tarihinde ziyaret eden diğer bir kişi olan konsolos Brant ise şehirdeki aile sayısını 3 000, kişi sayısını ise 15 000 ile 18 000 arası tahmin etmiş. Bu kitlenin üçte ikisi Müslüman, üçte biri Ermeni’miş, ki bunlarla birlikte ayrıca 50 aileden oluşan bir de Süryani nüfus varmış. Benim şimdiki ziyaretim sırasındaki şehir nüfusu ise takriben 30 000 kişi olduğudur. Bunların 10 000 kişisi Ermeniler olurken, 300 kişisi Süryani ve geri kalanı ise Müslüman Kürdler’den oluşmakta’.

 

Lynch tarafından 1901 yılında yayımlanmış Bitlis mahalleleri ve merkezi haritası

Watch Tower: Yani ‘Gözetleme Kulesi’ olarak belirttiği Dideban Dağı,

Site of Sherif Bey’s Castle: Bitlis’in son Kürd hükümdarı Şerif Bey’in sarayının konumu, ki günümüzde yanlış bir adlandırılma olan  ‘Şeri Bey’ diye kullanılmaktadır.

Şehrin 1890’lardaki nüfusuna dair detaylar konusunda rahibe Isabella Bird de şöyle yazar: Bitlis’in nüfusu takribi olarak 30 000 olarak söylenmekte, ki bunun 20 000’den fazlasını Kürdler oluşturuyor.Buradaki Türkler küçük bir azınlıklar. Hristiyan Ermenilerin şehirdeki sayısı ise, 2000 ile 5000 arasında olduğu söyleniyor’.

Bitlis merkez ile ilgili anlatımlarına devam eden Lynch ise okuyucularına direk seslenerek ‘gelin birlikte bir şehir turuna çıkalım’ çağrısında bulunuyor ve yazıyor:

‘Turumuzun başlangıç noktası olarak Van istikametine giden yolun hemen yanında olan Mahallebaşı’ndaki tepede konumlanmış çok güzel taştan bir evi alıyoruz. Bu devasa evin hanımefendilerinin ikamet ettiği bölüme taştan bir köprü ile geçilmekte, ki o bölüm de çok güzel bir bahçe ile çevrili. Binanın en iyi odaları, bu tarafta selamlık diye adlandırılan kısma aitler ve bu kısım, yanlarında konakladığımız Bitlis’in en asilzadelerinden biri olarak da bilinen Şemseddin Bey* tarafından bizlerin tasarrufu için ayrılmış. Bu mahallenin hemen bitişiğinde ise muhteşem mimarisiyle eski bir medrese olan ancak şu an itibari ile askeri bir depo olarak kullanılan binanın olduğu Gökmeydan adlı açık alan mevcut. Güney tarafında Arap alfabesi süslemeli bulunan ve dört köşesinde kulelere sahip, kesme taşlardan yapılmış dörtgen çok güzel bir bina. Her yer otlar ve çalılıklarla kaplı şu an. Hemen yakınında harabesi bulunan bir caminin üzerine çok yaşlı olan ağaçların gölgesi düşmekte. Binanın hemen bitişiğinde ise çokca mezartaşı ve iki adet de türbenin olduğu bir mezarlık bulunmakta. Paşa’nın rezidansından fazla olmayan ve aynı mıntıkada, Meydan Camisi adında küçik bir de cami var. Burada yirmi civarı erkek çocuk talebeye ders veren bir hoca görev yapmakta. Buradan yokuş aşağı bir vadiye doğru yol alınca, Dört Sandık Camisi’ni ve Ermeni Karmirak Kilisesi’ni geçiyoruz. Kiliseye yapışık olarak 4 öğretmenli 100 öğrencili bir de okulu var’.

* Çevirmenin notu: Şemseddin Bey o dönem çok varlıklı ve etkin biri olan Hacı Necmeddin’in oğludur.

Kaleyi geçerek 4 öğretmeni ve 70 öğrencisi ile lise dengi olan bir de Rüştiye Mektebi’ni ziyaret eden Lynch, Rüşdiye Mektebi ile aynı mahallede bulunan bir Süryani Kilisesi’nden de bahs ediyor. Bu mahallenin isminin de Kızıl Mecid olduğunu belirten seyyah, aynı isimle var olan caminin ise eski bir Süryani kilisesinden bozma olduğunu da yazıyor.

Daha sonra Avel Meydan’a geçen Lynch vadinin doğu tarafı boyunca yetiştirilen kabaklara ve kavakağaçlarına değiniyor. Daha da ilerisinde artık harabe haline gelmiş bir kilisesiyle beraber olan manastırdan bahs ediyor. Aynı şekilde bir manastırın da vadini batı tarafındaki Komus Mahallesinde olduğunu da ekliyor. Bitlis çayının sağ tarafını takip ederek Bitlis çarşısına gelen seyyah, çarşının dar sokaklarınn üstünün örtülü ve kalabalık olduğunu yazıyor. Üzerinde Arap tarzı motiflerin ve iki aslan kabartmasının olduğu şatafatlı bir kapısı olan eski bir hanın da orada bulunduğunu anlatan seyyah devam ediyor: ‘Batıya doğru akan sular üzerindeki köprü ile yüzeyinde Kufi yazılar olan Şerefiye Camisi bitişikler. Kalenin ayaklarının dibindeki ana camiye girmeye bakmak istedik ancak gerçekleştiremedik, ki zaten de pek öyle kayda değer ilginç detaylara da sahip değilmiş.’

1920’ler sonrası ve özelikle de 1930’lardaki yeni kanunlar çerçevesinde, hem mahalle düzeni hem isimler hem de lakaplar değişikliklere uğramıştır. Şark Islahat Planı Kanunları uyarınca ve 1934 Soyadı Kanunu ile birlikte, tarih boyunca kullanılan Kürdçe, Arapça ve Farsça ünvanlar ve aşiret/aile isimleri yerini Türkçeleştirilmiş isimlere bırakmak zorunda kalmıştır. Mesela nüfus kayıtlarına geçirilen isimlerin bazen ya Türkçe karşılığı olarak kaydedilmiş yada ona en yakın Türkçesi verilmiştir. Örnek olarak; Kürdçe Mala Çurukan olan aile/aşiretin ismi ‘Çürükler’ olarak artık telafuz edilmeye başlanmıştır. Mela, Şeyh, Ağa, Efendi, Zade ve Bey adlandırılmaları yasaklanmış ve yerine isim ve soyisim şartı getirilmiştir. O yüzden yaşlıların bir bireyin hangi aileden olduğunu bilmek için halen dahi yaşlılarımız aşiretleri veya bağlı oldukları büyük aile isimlerini sorarlar. Öyle ki değişik değişik soyisimleri almış olan aileler hatta aynı aileden her bir kardeşin soyisminin farklı olması, onların aynı bir aşiret kökenine sahip oldukları gerçeğini değiştirmez. Mesela Zeydanlara bağlı olan onlarca alt kol olup farklı farklı soyisimler almış olan aileler vardır. Yada mesela Zülfikarlar olarak bilinen ailenin de Zeydan aşiretinden oldukları gibi. Zira o ailelerin büyükleri kendilerinin Zeydan olduklarını zaten bilirler.

Bitlis’in 1970’lerdeki mahalleleri Zeydan, Taş, Hersan, İnönü, Gazibey, Atatürk, Devrim, Saray, Sekiz Ağustos ve Yükseliş şeklinde sıralanırken, 1960’lardaki ana mahalle ve yerli aileler şu şekildedir.

 

Bitlis’in yerli ve köklü aileleri

ZEYDAN MAHALLESİ

Zeydanlılar Kerküşler Hacı Mehmetler Karasalar Abaslar Lalo Evi
Kazancılar Durmuş evi Mehterbaşılar Sahteler Kirpolar Meco Evi
Şahinolar Pire Evi Hacı Davutlar Tınarlılar Şeyh Dursunlar Keleşolar
İmhaniler Pürmüzler Dermiş Gogo Evi Ziyaretliler Şirvanlılar Melek Musolar
Kaya Ehmolar İbrahimzadeler Şeyh Haydar Evi Kaleliler Purto Evi Taha Evi
Gegiler Tamburacılar Kara Yakuplar Gellaçlar Kişolar Çılkadar Evi
Molla Numan Evi Dizdarlar Akobalıklar Seyadoğulları Hırsızlar Çelebaşı Evi
Kakılar Zülfikarlar Dalkıranlar Haliler Goloşolar Deli Hasolar
Kalolar Çançolar Yaho Babalar Çençi Evi Deli Berholar Berberoğulları
Nasırzadeler Mala Musalar Sürümlüler Topçular Molla evi
Hersatlılar Muhtar Şabolar Şeytan Davolar Alikolar Galo Evi
Yusuf Paşalar Hacı Şerifler Hüseyin Ağalar Arbetanlar Sadı Evi
Çürükler Tahinciler Muştak babalar Karabaşlar Molla Alikazılar

 

 

 

TAŞ MAHALLESİ

Bozi Aliler İskenderoğulları Çırpan Hüsolar Hacı Necmeddinler Rüstemağalar Karslıoğulları
Şefkatlılar Orakçılar Bindikler Cemaloğulları Karinohlular Çift Kayalar
Hamza Çelebiler Reşkolar Deli Amolar Otolar Çivikler Karacalar
Köseler Ankıtolar Muşluoğulları Kayaoğulları Hoca Ahmetler İsmail Ağalar
Dilanlar Ali Kulular Kazazlar Seferbeyoğulları Çit Kaliler Halenzerliler
Veli Beyler Hizanlıoğulları Laleler Beyazoğulları Uysallar
Karayılanlar Bitlis Ağaları Mermutlular Bişar Evi Balcılar
Atmacalar Mevcanlar Esatoğulları Şekersıçanlar Uncular
İlyaslar Geboloğulları Çilekdizler Patlıcanlar Ölekliler
Tosyalılar Abbaslar Deli Mollalar Mamkolar Arınçlılar
Bebolar Barutçular Hacı hasanlar Cinoğulları Hacı Salihler
Hüseyin Ağalar Kuşçular Kavnaslılar Aladinler Şeyhanlar
Hacı Resullar Karnapetler Nesimioğulları Şerbetçiler Pavikliler

 

HERSAN MAHALLESİ

Aşurlar Zırkılılar Amatlar Oranıslılar Uçarlar
Balcılar Kilerciler Hacı Rüstemler Hıvrısliler Evşin Evi
Polatlar Hersanlılar Arpetliler Saruhanlar Şemsi Bitlisliler
Hacı yusuflar Şerefhanlar Şerbetçiler Bektolar Hevintler
Müezzinler Abdülselamlar Tosaoğulları Cangolar
Çılvıroğulları Humaçlılar Şabanolar Aldanmazlar
Bezirganlar Orakçılar Varkanıslılar Saatçılar
Kadriler Sıçanoğulları Ambaroğulları Kasa kırejler
Ser Kesenler Sekiz Kuruşlar Adolar Keremoğulları
Ölekliler Sıhçioğulları Mamikler Koroklular
Lırtliler Paliler Acemoğulları Aysolar
Hatiboğulları Bubiler Yakolular Mazranlar
Korcanlılar Hali Aliler Çorsenliler Ahenkçiler

 

İNÖNÜ MAHALLESİ

Bapirler (Babür) Abdal Çavuşlar Hacı Hassolar
Müftüler Şeyh Babolar Mala Ğanolar
Kürümler Vaızlar Mutavlar
Ölekler Markuşlar Ahlatlılar
Boryanlılar Mir Mahmutlar Hasaranlılar
Şefekatlılar Hamamcılar Hacı Rüstemler
Subaşılar Yeterler Polis Mustafa efendiler
Mişkolar Muçikler Ambaroğulları
Küfreviler Kurdoğulları
Şeyh Emin Efendiler Seyidoğulları
Hacı Yahyalar Çobanoğulları
Şalcılar Şeyh Hassolar
Turanlılar Gencerler

 

Kaynaklar

Evliya Çelebi Seyahatnamesi, YKY, 2011

H.F.B Lynch, Armenia Travels & Studies, 1901

Bitlis’i Tanıyalım, C. Kayaoğlu, 1967

Bitlis İl Yıllığı, 1971 & 1973

Journeys in Persia and Kurdistan, Volume II, Isabella Bird, 1891

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Etiketler: / /

Koçgirili Alişer’in İki Mektubu
 Birinci Dünya Savaşı’ndan Osmanlı Devleti yenik, İtilaf Devletleri galip çıktı. 1918 yılında İstanbul’da Kurdistan Teali Cemiyeti (KTC) kuruldu. Cemiyetin başkanı...
Kitap Duyurusu – Seyyahların Anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ
’Seyyahların anlatımlarıyla BİTLİS ve AHALİSİ’ adlı kitap, yakında DARA YAYINLARI’ndan çıkıyor.           360 sayfadan oluşan ve...
Prenses Tamta – Ahlat’ın Kürd – Ermeni – Gürcü Melikesi
18 Mayıs 2019 tarihinde Tel Aviv’de gerçekleşen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Tamta adlı bayan bir şarkıcı temsil etti. Bu...
Arnavutluk’un İskender Bey’i, Bitlis’in Şerif Bey’i
Arnavutluk’un başkenti Tiran’ı ziyaretimde, havanın yağmurlu olmasını fırsat bilerek Milli Kütüphane olan Biblioteka Kombëtare binasını ziyaret ettim. Hem arşivlerini incelemek hem...
Bitlisli Kürd Zaro Ağa da 1931 yılında Liverpool’da futbol oynadı
İngiliz futbol takımı Liverpool’un Barselona futbol takımını dün akşam Liverpool Anfield stadyumunda 4-0 yenmesi ile biten o tarihi maç, dünyanın...
1914 Tarihli Bitlis İsyanının Osmanlı Arşiv Belgelerindeki Yansımaları – Cezalar, Mükâfatlar
1914 yılının ilk aylarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı Bitlis’te bir isyan meydana gelmişti. Ayaklanmanın liderleri, Hizan bölgesinin tanınmış dini...
Kürt Şarkılarında Ermeni Dostluğu / Gülizar’ın Feryadı
Kürt ve Ermeni ilişkileri tarihinde dikkat çeken önemli olaylardan birisi de 1889 yılında Ermeni kızı Gülizar’ın Kürt aşiret lideri Hacı...
Nivîskarno! Zarokên Me Heyf in
Ji ber ku min çîrokeke zarokan a sosret xwend, mecbûr mam ku vê gotarê binivîsim. Lewra zarokên me heyf in,...
Malazgirt savaşı ve Kürtler
Bu Savaş, Türklere Anadolu’nun kapılarını açmak için değil, amacı Malazgirt ve Ahlat’tan Rey ve Hemedan’a kadar olan İslam topraklarını ele...
1510’ların Bitlis’ini, Van Gölü çevresini ve Van’ı anlatan İtalyan tüccar
İtalyan bir tüccarın 16. yüzyılda kaleme aldığı anlatımından, kendisinin 1507 yılında Şah İsmail’in ordusu ile birlikte Erzincan’a geldiğini öğreniyoruz. Kırk...
Bitlis’in tarihi mahalleleri ve yerli aileleri
’Bu şehrin büyüleyiciliğini dün akşam vadiden geçerken hissetmiştim, ancak bu sabah gördüklerimden sonra, buranın yapısı ve konumlandırılması itibari ile Batı...
Şerefxanê Bedlîsî – Yaşamı ve Eserleri
Şerefxanê Bedlîsî, 25 Şubat 1543 yılında Mir Şemseddin’in oğlu olarak İran’ın Kerehrud şehrinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Safevi devletinde geçti....
Selahaddin Eyyubi’nin kendi kaleminden Kürdler ve hayatı
İskenderiye Kütüphanesinde bulunan Selahattin Eyyubi’nin el yazması günlüğü, Fransız kadın yazar Genevieve Chauvel tarafından romanlaştırılmış. Mısır, Suriye, Yemen ve Filistin...
Bitlis’te konuşulan dillerin tarihçesi, inkar ve asimilasyon
Bir çok kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Bitlis, hem mimari hem de kültürel olarak muazzam bir geçmişe sahiptir....
Antik Çağ’da Kürdler
Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ