Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 7,80 / Satış: 7,83
€ EURO → Alış: 9,12 / Satış: 9,16

Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma

Kürd Amazon Fatma Seher. Nam-ı diğer Erzurumlu Kara Fatma
  • 01.09.2019

Yakın dönem tarih ve savaş kahramanları anlatımlarında Kara Fatma adı ile karşımıza çıkan bir çok kadın bulunmaktadır. Değişik bölge, mıntıka ve etnisitelere ait olarak gösterilen bu kadınların hepsinin ortak özelliği Kürd olmalarıdır.

 

Amasyalı Kürd Kara Fatma, Malatya Aladağlı Kürd Kara Fatma, Maraşlı Kürd Kara Fatma, Erzurumlu Kürd Kara Fatma gibi.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Her nekadar Türkiye’deki tarih anlatımlarında bu kadınlarn Kürdlüklerine vurgu yapılmamasına özen gösterilmiş ve gerçekler çarpıtılmışsa da, hem bazı vicdanlı ve objektif yerli yazarların eserlerinde, hem de yabancı kaynak ve arşivlerde bu kadınların Kürd oldukları açık ve olması gerektiği gibi yer almaktadır. Bu kahraman Kürd kadınlarına değinen yabancı kaynaklar hep ’Kurdish Amazon’ tabirini kullanmışlardır. Anlatımlardan bir tanesini konu alan Maraş Sinemilli aşiretinden Fatê Reş’e ait 1854 ve 1887 tarihli İngiliz gazetelerindeki haberleri, daha önce derleyerek çevirmiştim (bkz. Kürd Kara Fatma İstanbul’da (I) ve Kürd Kara Fatma Kasım 1887’de dünya basınında (II)– Bitlisname).

 

22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News gazetesi

 

Kıymetli araştırmacı yazar Mehmet Bayrak, 2002 yılında çıkardığı ’Osmanlı’da Kürt Kadını’ adlı kitabında, ’Fatê Reş’den detaylı bir şekilde bahseder ve onun nasıl zamanla ’Türk kadını’ olarak lanse edildiğine de dikkat çeker. (III)

 

 

Peki arşivlerde ’Kara Fatma’ adıyla geçen en eski anlatım ne zamandır?

 

Bu konuyu, çok değerli diğer bir araştırmacı yazar olan Ayşe Hür bir yazısında ele almıştır. 2009 yılında kaleme aldığı ve 2016’da da Radikal gazetesinde Zeynep Kutluata’nın 2006’daki lisansüstü tezini kaynak olarak gösterdiği bir makalesinde belirttiği gibi, arşivlerdeki en eski Kara Fatma adına 1806 tarihli Trabzon Valisi Tayyar Mahmud Paşa tarafından İstanbul’a yazılmış bir mektupta denk gelinmiştir. Sayın Ayşe Hür şöyle aktarır: ’Mektuptan Kara Fatma adlı bir Kürt aşiret beyinin karısının, 78 kişilik bir çeteye komuta ettiğini ve Amasya Sancağı’nda hırsızlık yaptığını öğreniriz’ (IV)

 

Yabancı arşiv tarama ve incelemelerim sırasında denk geldiğim başka bir savaşçı Kürd kadın ise Erzurumlu Fatma Seher’dir. Türkiye’deki tarih kitapları ve popüler anlatımlar aracılığıyla bilinen ismi ile Erzurumlu Üsteğmen Fatma Seher Erden.

 

 

1919 – 1923 arası cereyan etmiş ve Türkiye’nin yakın tarihinde ’Milli Mücadele’ olarak bilinen savaşta görev almış cesur bir Kürd kadınıdır Fatma Seher. Erzurum Aşkale’de dünyaya gelen Fatma Seher, 1912 Balkan Harbi dönemi Edirne’ye yerleşmiş. Bazı kaynaklarda asker olan Vanlı kocasıyla birlikte Edirne’ye yerleştiği, bazı kaynaklarda da kocasının vefatı sonrası Edirne’ye göçtüğü yazılır. Her halükarda Balkan Harbi’nin başlaması ile birlikte Fatma Seher de silah kuşanır ve Yunanlılara karşı olan taburlarda görev alır. Kendi anılarında isminin Kara Fatma olmasının ardında Sivas Kongresi sırasında oraya giderek savaşta görev almak için tanıştığı Atatürk tarafından bu gözü kara kadına ’Kara’ lakabı verildiğidir. Savaşta gösterdiği üstün başarılardan dolayı çeşitli madalyalar alan Erzurumlu Kürd Fatma Seher, 1955 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumar.

 

 

 

Yabancı bir kaynakta denk geldiğim Fatma Seher’e dair görsel ve anlatım, 1920’li yıllarda İzmit Amerikan Hastahanesi’nde görev yapmış Amerikalı misyoner bir hemşirenin anılarını anlattığı bir mektupta geçiyor. Mektubunda Yunan mitolojisine atıfta bulunarak bu mitolojik kahramanların sahip oldukları o sınırsız gücü İzmir’i Türklerden korumada kullanmadıklarını belirterek, mitolojideki Herkül ve Amazonlar’ın kraliçesi Hyppolyta ile savaşçı Amazon Kadınlar’a değiniyor ve akabinde bu tür Amazon Kadınların günümüzde Kürdler arasında var olduklarını yazıyor. Hemşire Esther Pohl bu anlatıma örnek olarak, günümüz Kürd Amazon kadınlarından birinin hastahanelerine yaralı olarak getirildiğini bir görsel kullanarak veriyor. Görseldeki kişi Erzurumlu Kürd Fatma Seher’dir.

 

 

’Kasım 1922, Midilli’ ibaresiyle kaleme aldığı mektubunda Esther Pohl şöyle yazıyor:

’Benim de ruhumda Amazonluk var, ancak üzgünüm ki; Türkler Ankara’dan İzmir’e kuşatma için geldikleri zaman, Hippolyta ve kuvvetleri sahip oldukları o zehirli gazlar, sihir ve kara büyü yetenekleri ile İzmir’i korumamaktaydılar. Kürdler arasında Amazonlar bulunmakta şu an. Bunlar mücadele aşkı için savaşan kadınlardır. Bunlardan yaralı bir tanesi tedavi olmak için İzmit hastahanemize getirildi. Askeri bir rütbeye sahip olan bu kadının üzerinde modern bir tüfek ile birlikte diğer başka silahlar da bulunuyordu. Yanındaki adam ’Herkül’ ise onun birliğinin cephane ve genel nakliye işlerinden sorumlu birisiydi. Bu kadın bir keskin nişancıydı. Bu Kürd kadın memleketinin Amazon kadını geleneğinin hakkını layıkıyla veriyordu. Bu memleket ki, orada kadının bir yük eşeği ile aynı kategoride yarışmak zorunda bırakıldığı bir ülke’ (V)

 

            Amazon Kraliçesi (Mitolojik)                                                                                Şimdiki zaman

Üzerinde fişekliği ile Kürd Amazon Kadın

                                                                                   Bu keskin nişancı vurularak yaralanmıştı

                                                                                   Ancak hayatını  yanındaki ’Herkül’ü’ kurtarmış ve onu     İzmit’deki hastahanemize getirmişti.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu, 1 Eylül 2019

 

Kaynaklar

 

I – 22 Nisan 1854 tarihli The Illustrated London News Gazetesi, Michigan Üniversitesi Dijital arşivi

 

II – New York Times dijital arşivi

CDNC. UCR. EDU – Daily Alta California dijital arşivi

 

III – Mehmet Bayrak, Osmanlı’da Kürt Kadını – Jinen Kurd di serdema Osmanide, Kürt Kadını, Özge Yayınları, 2002

 

IV – Ayşe Hür, Tarihten Kara Fatma Portreleri, Radikal Gazetesi, 06 Mart, 2016

 

V – Esther Pohle, Lovejoy, Certain Samaritans, Chapter XXII, 1922

 

 

Bitlisname.com kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

 

 

Etiketler: / /

160 yıl yaşamış Bitlisli Zaro Ağa ile Londra’da yapılmış bir röportaj ve bilinmeyenler
Hemşerim olan Mutkili Kürd Zaro Ağa hakkında yazılmış onlarca yerli ve yabancı arşive rastlamış ve bunların çoğunu da incelemişimdir. Birbirinden...
İsmail Beşikçi: Kürdler, Şehir, Şehirlileşme
  26-27 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen II. Uluslararası Bitlis Sempozyumu, Kürtler, Şehir, Şehirlileşme konusunu irdeliyor. Sempozyuma sunulan bildiriler kitaplaştırılmış.      ...
Kürt Kadınları Neşeli ve Güzeller Parlak Kıyafetler Giyerler
Bana doğru uzaktan bir kadın grubu geliyor. Şerefli renkleri ile onlar kürt kadınları. Kökleri kazmak ve yaprakları toplamakla meşguldürler. Benim...
1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ