Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,75 / Satış: 6,78
€ EURO → Alış: 7,66 / Satış: 7,69

“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı

“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
  • 07.03.2020

“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış,

Berbat bir şiir bozuntusunun geçmişi ve aslı

 

 

 

 

 

 

 

Murat Bardakçı

08.04.2013 – HaberTürk

İnternette ve sosyal medyada aylardan buyana bir şiir dolaşıyor; okuyucularımla seyircilerim de sık sık gönderdikleri mail’lerde şiirin gerçek olup olmadığını soruyorlar…

“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısraı ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, 1517’deki Ridaniye Seferi’nden sonra Mısır’ı fethedip dönerken Muş’ta yaptırdığı bir çeşmeye kitabe olarak kazıtmış, hattâ dîvanına bile almış, kitabe daha sonra yokolup gitmiş ama 17. asırda Evliya Çelebi çeşmeyi görüp o sırada hâlâ duran kitabeyi kaydederek meşhur seyahatnamesine koymuş ve şiir Evliya’nın sayesinde bugünlere kadar gelebilmiş!

Bu iddiaların tamamı palavradır!

Neden palavra olduğunu maddeler halinde sıralayayım:

■ Şiirin ilk mısraı hariç, bütün mısralarında vezin bozuktur! Aruz ile yazılmış olan ilk mısra “Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilât” veznindedir ve vezin düzgündür ama daha sonra gelen mısralarda, şiirin sonuna kadar vezin mezin yoktur, hakgetiredir!
■ Manzumenin dili, Yavuz Sultan Selim’in yaşadığı 16. asır Türkçesi değil, daha sonranın lisanıdır.
■ Yavuz Sultan Selim’in dîvanı, yani “Divân-ı Selîmî” bugün elimizdedir ve dîvanda zaten az sayıda olan Türkçe şiirler arasında böyle bir manzumenin doğru şekli bile yoktur, olması da dil bakımından zaten mümkün değildir.
■ Şiir, Evliya Çelebi’nin meşhur “Seyahatnâme”sinde de geçmez! En eski ve orijinal nüshasının tam metni yayınlanmış olan Seyahatnâme’yi baştan sona tarayın; Yavuz’un yaptırttığı iddia edilen çeşmeye de, böyle bir kitâbeye de rastlayamazsınız!

UNUTULAN BİR GELENEK

Ve, netice: İddia tamamen uydurmadır, Yavuz Sultan Selim’e atfedilen ve Evliya Çelebi’nin de naklettiği ileri sürülen böyle bir şiir mevcut değildir; bu mısraların o devirde siyâsî sebeplerle yazılmasının akla bile gelmeyeceğini bir tarafa bırakın, şiir ve vezin tekniği bakımından da mevcudiyeti sözkonusu olamaz.
Birileri oturmuş, kimbilir hangi niyetle uydurup internete koymuş, okuyanlar da inanmışlar, neticede malûm palavra elden ele dolaşır bir hâl almış…

Ama, meselenin bir başka tarafı daha var:
Türk Edebiyatı’nın şiir şeklinde kaleme alınmış zengin bir siyasî hiciv geleneği vardır. Ama, bu hicivler yazıldıkları devrin yasakları yüzünden yayınlanamamış, tek-tük yazılı nüshalar birkaç kişinin elinde kalmış, zamanla kulaktan kulağa nakledilirken, doğru şekilleri, mânâları ve vezinleri bozulmuş; eksik ve aslı ile alâkası olmayan hâle bürünmüş, zamanın şartlarına göre başka kişilere ve olaylara bile mâledilmişlerdir.

Birkaç örnek vereyim: Rıza Tevfik’e ait olan “Sultan Hamid’in Ruhâniyetinden İstimdâd” başlıklı şiirin bugün okunan şeklinde bazı mısrâlar tamamen değişmiştir, üstelik birçok dörtlük de unutulmuştur. Neyzen Tevfik’e atfedilen “Hayat sirkeden ucuz, düşünme şampanya iç” sözleri ile başlayıp içerisinde ilk mısraı “İnsanoğlu tuhaftır, her bir sözü kaldırmaz…” olan meşhur beytin de bulunduğu hicvin Neyzen Tevfik ile alâkası yoktur; 1930’larda onun isminin arkasına sığınmış bir “müteşâir”, yani “şair özentisi” tarafından kaleme alınmıştır. Mehmed Âkif’e ait olduğu iddia edilen, siyasî hiciv meraklısı dar bir çevrenin elinde bulunan ve yine 1930’ların Türkiye’sini konu alan şiir Akif’in falan değildir, beddua şeklindeki bu hiciv eski bir gazeteciye aittir.

İSMİ BENDE KALSIN!
Aynı karmaşa, Yavuz Selim’e atfedilen ve Evliya Çelebi’nin bile aslı-faslı olmadan işin içine dahil edildiği “Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısraı ile başlayan şiir için de sözkonusu…
Şiir, 19.asrın sonu ile 20.yüzyılın başlarında siyaset yapan, kariyerini Sultan Abdülhamid’i devirme çabası üzerine inşa eden, Türk değil, “Osmanlı vatandaşı” olan ve Türkiye dışında ölen bir muhalifin mektuplarında geçen başka bir manzumenin bozulmuş ve aslı ile alâkası kalmamış şeklinden ibarettir. Üstelik, şiirin orijinalinde Kürtler’e değil, Türklere hakaret edilmektedir; “Türk’e imkân verme yârâb…” sözleri ile başlar ve diğer mısralar da bambaşkadır. Birileri, kulaklarına bir-yerlerden her nasılsa çalınmış olan manzumeyi şimdi elden ele dolaşan berbat şekle getirmişlerdir…
Yediği ekmeğe küfreden şair bozuntusunun ismi ise, müsaadenizle bende kalsın!

Murat Bardakçı – HaberTürk Sitesi (ALINTIDIR – Yazının kaynağı HaberTürk internet sitesidir)

Etiketler: / / / / / /

Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
Mîrza Seîd – Kurdê Yekem Li Swêdê (1893)
Ev lêkolîna jêrîn ji du beşan pêk tê. Di beşa yekem de jîyana Mîrza Seîd bi tevayî û di beşa...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ