Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,88
€ EURO → Alış: 7,76 / Satış: 7,79

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
  • 30.06.2020

Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde Erciş ve Akdamar adlı gemilerin görsellerine denk gelmiştim, ancak Tatvan gemisinin bu görseline ilk kez denk geldim.  Hangi yıllarda yapılmış ve Tatvan limanından ilk hangi sene sefere çıkmış diye merak edince, rahmetli gazeteci-yazar Fikret Otyam’ın eski bir yazısına ulaştım. Otyam hem bu gemiden bahsediyor hem de 1960’ların Tatvan’ını anlatıyordu. Üstelik doğup büyüdüğüm sokakları ve çocukluğumun bahçesinde geçtiği mekanların isimlerini zikrederek aktarıyordu izlenimlerini.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Birçok seyyah, gezgin ve gazeteciyi o büyüleyici konumu ile etkilemiştir Tatvan ve Van Gölü. Dağlar arasından kıvrılan yollardan kâh karayolu ile kâh 1950’lerden sonra yayılmaya başlayan demiryolu ile batıdan seyahat ederek Tatvan’a ulaşmıştır ziyaretçiler. Hepsinin hemfikir olduğu ortak kanı da doğası, suyu, havası ve misafirperver insanlarıyla onları misafir eden Tatvan’ın güzelliğidir. Tabii ki sadece batı istikametinden değil, Trabzon limanı girişli Erzurum üzeri kuzeyden gelenler de Tebriz üzeri Van tarafından gelenler de ve Halep üzeri Diyarbekir yönünden gelenler de Rahva Ovası bitimiyle birdenbire karşılarına çıkan o muazzam Van Gölü’nün güzelliğine hayran kalmışlardır.

 

1961 senesinin Mart ayında demiryolu ile Muş’a gelen gazeteci Otyam, sonrasında yaptığı altı saatlik bir karayolu yolculuğu ile Tatvan’a ulaştığını yazmış. Bitlis’in ilçelerinden biri olan Tatvan, o zaman halen küçük bir yerleşim yeri. Hem Tatvan’ın belli başlı mıntıkalarına ve yapılarına hem de Van Göl’ündeki gemilere değinen Otyam, gözlemleri ve anılarını o dönem çalıştığı Hayat mecmuasında birkaç görsel ile paylaşmış. Rahmetli Fikret Otyam’ın ‘Van Gölü’nde Kış’ adlı bu yazısını sizler için derledim.

 

 

‘Van Gölü çevresindeki kavaktan yapılmış iskeleler suyun sodalı olması yüzünden yosun tutmaz da buz tutar. Kara yeşil kış yüzüyle Van Gölü, hırçın, insafsız, ama gene de güzeldir’.

 

 

Van Gölü’nde Kış  

 

Fikret Otyam- Hayat Mecmuası, 13.03.1961

 

Deniz bu deniz. Göl değil. Çevresi 3764,5 kilometrekare. Derinliği 600 metreyi geçiyor. Kışın bir soğuk, bir soğuk ki. Nasıl olmasın, deniz seviyesinden yüksekliği 1718 metre. Isı sıfırdan aşağı 12 – 18 derece. Her taraf kar içinde. Bembeyaz. Gölün rengi ise kara yeşil. Bir hırçın, bir insafsız ki bu göl. Geçen yıl on birinci ayın on beşinci günü, fırtınadan dümeni bozulan Akdamar şilebi taşıdığı yüzden fazla koyun ile dibe iniverdi. Erek şilebi de şimdi o diplerde yatıyor. Şilep tuz yüklüymüş. Kara yeşil sularda kaynayıp gitmiş.

 

Ama yazın Van Gölü’nün tadına doyum olmaz. Tatvan’ın Tuğ mahallesinde Denizcilik Bankası Van Gölü İşletmesinin iki yüz kişilik bir oteli var. Göle karşı, kocaman bir yapı. Lokantası, salonları tertemiz. Odalar gıcır gıcır. Yazın yer bulmak kolay değil. Yerli ve yabancı turistler, transit yolcuları bayılıyor bu otele ve Van Gölü’ne.

 

Tatvan Tuğ mahallesindeki otelden park ve göl manzarası

 

Muş – Tatvan arası kara kışta otobüsle altı saat. Eğer Rahva Boğazı açık değilse, Kara Yolları’nın kar temizleme araçları gelip yolu açana kadar daha da çok sürüyor. İşte bu yolculuktan sonra Tuğ’daki bu otelin keyfine doyum olmuyor. Odanızdaki odun sobasının karşısına geçtiniz mi, her şeyi unutuyorsunuz. Ama aklınızda olsun, şöyle bir de karyolaya uzanıp sobadaki çıtırtıları dinleyeyim demeyin sakın. Yoksa uykuya dalarsınız ve uyandığınız zaman bademciklerinizin şişmiş, ateşiniz yükselmiş olduğunu görürsünüz. Zira odun sobası bu. Yanar yanar ve şıp diye sönüverir.

 

Tatvan minicik bir ilçe. Göl kıyısındaki Tuğ mahallesinde Denizcilik Bankası Van Gölü İşletmesinin, otelden başka tersanesi, atölyesi ve lojmanları da var. Gölde işleyen yük ve yolcu gemileri, bankanın İstanbul’daki tersanelerinde yapılıyor. Sonra sökülüp Tatvan’a getiriliyor. Tatvan’da yeniden monte edilerek göle salıveriliyor. Bunlardan yalnız 2 Nisan adlı gemi Tatvan’da yapılmış.

 

Tatvan’daki Denizcilik İşletmesi Oteli bahçesi ve Denizci (lostromo) heykeli.

 

Van Gölü’nde işleyen yük ve yolcu gemilerinin hareket noktası Tatvan. Gölün çevresinde iskeleler var.  Reşadiye, Gevaş, Edremit, Van, Adır, Ernis, Erciş, Pargat, Adilcevaz ve Ahlat. İşletme bu iskelelere birisi kuzey yolu, öteki de güney yolundan olmak üzere ring seferleri yapıyor. Kuzey postası Çarşamba, güney postası da Cumartesi günleri.

 

Tatvan gemisi

 

Ayrıca haftada iki defa da Pazartesi ve Cuma günleri Tatvan ile Van arasında ekspres seferleri de var. 49 millik bu ekspres yolu beş saat sürüyor. Hareket sabah saat yedide. Bilet içerde alınıyor. Benim bindiğim vapur Tatvan’dı. 1949’da yüzdürülmüş. On mil hızı var. 400 yolcu, 75 ton da yük alıyor. Mürettebatı 13 kişi. Kaptan Arif Kınoğlu 13 yıldır göl işletmesinde kaptanlık yapıyor. Çarkçıbaşı Mustafa Işıksel ise 1928’den beri bu gemilerde. Lostromo Kemal Coşkun 15 yıllık.

 

Çarkçıbaşı Mustafa Işıksel, Kaptan Arif Kınoğlu ve Lostromo Kemal Coşkun

 

Van Gölü’nde adacıklar da var. Minimini, şipşirin adalar: Akdamar, Atrek, Kuş, Çarpanak, Gadir. Bunların en büyük ve en ünlüsü Akdamar. Üstünde M. S. VII. Yüzyılda Ermeni Katolikleri tarafından yapılmış bir manastır var. Önceleri burada başpapazlardan biri yaşarmış. Şimdi hepsi boş. Pelikan kuşları ile çeşitli hayvancıklar yaşıyor. Gölün bol sodalı sularında da tatlı su kefali balığı var. Halk buna inci kefali diyor.

 

Göldeki sodalı suyun yarattığı şartlarla uyuşarak yaşayabilen tek balık cinsi de bu. Tatlı sularda yaşayan hemcinslerinden daha küçük. Genel olarak 25 – 35 gram ağırlığında ve 15 – 20 santim boyunda. Av mevsimi Mayıs ayı.

 

Ve işte Van iskelesi. Buz tutmuş iskele. Van Gölü çevresindeki kavaktan yapılmış iskeleler suyun sodalı olması yüzünden yosun tutmaz da buz tutar. Ondan sonra, sıcacık bir otobüsün içinde, iki tarafı kavaklı iskele yolundan ver elini Van şehri. Arkada göl, kara yeşil kış yüzüyle Van Gölü. Hırçın, insafsız. Ama gene de güzel.

 

Fikret Otyam- ‘Van Gölü’nde Kış’, Hayat Mecmuası, 13. Mart 1961

 

Derleyen: Baran Zeydanlıoğlu, 30 Haziran 2021

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayımlanamaz

Etiketler: / /

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde...
Bitlis ve ilçelerinin tarihini anlatıyorlar gözleri kapalı, vicdanları esir bir halde
Memleketim olan Bitlis ve ilçelerinin tarihine dair arşiv çalışmalarına başlamam on beş seneden fazla olmuştur. Aslında doğup büyüdüğüm Tatvan’a ve...
Bitlis Rojkili Huma Hatun ve Kürdlere ‘Abbasi’ Denilmesi
1655 yılında Bitlis, Van, Diyarbekir ve Mardin mıntıkaları da dahil olmak üzere, çok geniş bir coğrafyayı gezen Osmanlı’nın ünlü seyyahı...
Kadim Bir Kürd Aşireti: Zeydan
Zeydan isminin kökeninin, Kürdçedeki zeyî-dan yani arıcılıkdaki ‘oğul vermek, çoğalmak’ fiili gibi bir kökenden geldiği söylenir. Zeydan (Zeîdan, Zeydanlı, Zeydî...
Bitlis’in konuşma ve yazı dilindeki X, Q, Ê, W harflerinin kullanılması
Dillerin, lehçelerin ve şivelerin kendilerine özgü vurguları ve kullanım şekilleri vardır. Kâh yazılı kâh sözlü olarak, belirli bir yapıya sahiptir...
“Kürd’e fırsat verme Yârâb” sözde şiir uydurmadır – Murat Bardakçı
“Kürd’e fırsat verme Yârâb, dehre sultân olmasın” mısrası ile başlayan şiiri güya Yavuz Sultan Selim yazmış, Berbat bir şiir bozuntusunun...
Prof. Dr. Ludwig Paul: Zazalar Kürd, Zazakî Kürdî Bir Dildir
Ludwig Paul, Zazaların Kürd olduğunu ve Zazakînin Kürdî bir “dil” olduğunu, her dil bir millettir teorisinin doğru olmadığını, bir milletin...
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’ya dair – Roşan Lezgin yazdı
Zazacılığı başlatan Ebubekir Pamukçu’nun Türkçü şiirlerinden öteden beri sözedilirdi ama bu şiirlerin nerede yayınlandıkları konusunda kaynak gösterilmezdi.      ...
Yaşar Kemal 1951 Haziran’ında Kurtalan’dan Bitlis’e geçerken
1951 yılının Haziran ayında bir röportaj muhabiri olarak gelir Yaşar Kemal ve diğer gazeteci arkadaşları Bitlis’e. Daha doğrusu trenle Kurtalan’a...
En Fazla Ermeni Kurtaran Kürt; Müküslü Muhtıla Bey
En fazla Ermeni’yi ölümden, gazap ve katliamdan kurtaran Kürt bana göre Van’ın Müküs (Bahçesaray) kazasından olan Beylerin Beyi Muhtıla Bey’dir. 19....
Mark Sykes’ın 1900’lerin Başında Bitlis’i Ziyareti Ve Kürd Aşiretleri Listesi
1879 doğumlu İngiliz siyasetçi, ajan, diplomat, asker, yazar ve bir gezgin olan Mark Sykes özellikle Osmanlı – Kürd ve Arap...
”Zazaki” ile ”Zaza Dili” Ayrı Şeylerdir
  Resmi dilde oluşturulan tanım ve kavramlar, bir süre sonra halk tarafından benimsenip içselleştiriliyor. Örneğin, hatırlıyorum, “Anadol” dediğimizde, sadece şimdiki...
Yılın En Uzun Gecesi – Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile
21 Aralık gecesi, yani ‘Yılın En Uzun Gecesi’ olan Şevê Yelda, nam-ı diğer Şeva Çile’dir Şab-i Yalda olarak da bilinir....
Cumhuriyet Dönemi Asimilasyon Politikaları: Siirt, Muş, Bitlis ve Van
  ”Asimilasyon olgusu, son iki asrın en büyük cinayetidir! Bu asimile olmuş taklitçiler ise ne kadar gülünç cinayetlere sebep olmuşlardır,...
Kurdolog Bazil Nikitin’den Times’e ”Dersim Harekatı” Eleştirisi
Bugünkü ‘’Cumhuryet’’ gazetesi, uzak şarkın vaziyeti hakkında bir makale neşrederek uzak şarkın o kadar uzakta olmadığını ve diğer Asya memleketlerinin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ