Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 8,56 / Satış: 8,60
€ EURO → Alış: 10,09 / Satış: 10,13

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü

1961 yılının Tatvan’ı ve Van Gölü
  • 30.06.2020

Bitlis ve ilçelerine dair arşiv taraması sırasında karşılaştığım ‘Tatvan’ adlı bir geminin izini sürmeye başladım. Daha önceleri 1950’li yılların arşivlerinde Erciş ve Akdamar adlı gemilerin görsellerine denk gelmiştim, ancak Tatvan gemisinin bu görseline ilk kez denk geldim.  Hangi yıllarda yapılmış ve Tatvan limanından ilk hangi sene sefere çıkmış diye merak edince, rahmetli gazeteci-yazar Fikret Otyam’ın eski bir yazısına ulaştım. Otyam hem bu gemiden bahsediyor hem de 1960’ların Tatvan’ını anlatıyordu. Üstelik doğup büyüdüğüm sokakları ve çocukluğumun bahçesinde geçtiği mekanların isimlerini zikrederek aktarıyordu izlenimlerini.

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Birçok seyyah, gezgin ve gazeteciyi o büyüleyici konumu ile etkilemiştir Tatvan ve Van Gölü. Dağlar arasından kıvrılan yollardan kâh karayolu ile kâh 1950’lerden sonra yayılmaya başlayan demiryolu ile batıdan seyahat ederek Tatvan’a ulaşmıştır ziyaretçiler. Hepsinin hemfikir olduğu ortak kanı da doğası, suyu, havası ve misafirperver insanlarıyla onları misafir eden Tatvan’ın güzelliğidir. Tabii ki sadece batı istikametinden değil, Trabzon limanı girişli Erzurum üzeri kuzeyden gelenler de Tebriz üzeri Van tarafından gelenler de ve Halep üzeri Diyarbekir yönünden gelenler de Rahva Ovası bitimiyle birdenbire karşılarına çıkan o muazzam Van Gölü’nün güzelliğine hayran kalmışlardır.

 

1961 senesinin Mart ayında demiryolu ile Muş’a gelen gazeteci Otyam, sonrasında yaptığı altı saatlik bir karayolu yolculuğu ile Tatvan’a ulaştığını yazmış. Bitlis’in ilçelerinden biri olan Tatvan, o zaman halen küçük bir yerleşim yeri. Hem Tatvan’ın belli başlı mıntıkalarına ve yapılarına hem de Van Göl’ündeki gemilere değinen Otyam, gözlemleri ve anılarını o dönem çalıştığı Hayat mecmuasında birkaç görsel ile paylaşmış. Rahmetli Fikret Otyam’ın ‘Van Gölü’nde Kış’ adlı bu yazısını sizler için derledim.

 

 

‘Van Gölü çevresindeki kavaktan yapılmış iskeleler suyun sodalı olması yüzünden yosun tutmaz da buz tutar. Kara yeşil kış yüzüyle Van Gölü, hırçın, insafsız, ama gene de güzeldir’.

 

 

Van Gölü’nde Kış  

 

Fikret Otyam- Hayat Mecmuası, 13.03.1961

 

Deniz bu deniz. Göl değil. Çevresi 3764,5 kilometrekare. Derinliği 600 metreyi geçiyor. Kışın bir soğuk, bir soğuk ki. Nasıl olmasın, deniz seviyesinden yüksekliği 1718 metre. Isı sıfırdan aşağı 12 – 18 derece. Her taraf kar içinde. Bembeyaz. Gölün rengi ise kara yeşil. Bir hırçın, bir insafsız ki bu göl. Geçen yıl on birinci ayın on beşinci günü, fırtınadan dümeni bozulan Akdamar şilebi taşıdığı yüzden fazla koyun ile dibe iniverdi. Erek şilebi de şimdi o diplerde yatıyor. Şilep tuz yüklüymüş. Kara yeşil sularda kaynayıp gitmiş.

 

Ama yazın Van Gölü’nün tadına doyum olmaz. Tatvan’ın Tuğ mahallesinde Denizcilik Bankası Van Gölü İşletmesinin iki yüz kişilik bir oteli var. Göle karşı, kocaman bir yapı. Lokantası, salonları tertemiz. Odalar gıcır gıcır. Yazın yer bulmak kolay değil. Yerli ve yabancı turistler, transit yolcuları bayılıyor bu otele ve Van Gölü’ne.

 

Tatvan Tuğ mahallesindeki otelden park ve göl manzarası

 

Muş – Tatvan arası kara kışta otobüsle altı saat. Eğer Rahva Boğazı açık değilse, Kara Yolları’nın kar temizleme araçları gelip yolu açana kadar daha da çok sürüyor. İşte bu yolculuktan sonra Tuğ’daki bu otelin keyfine doyum olmuyor. Odanızdaki odun sobasının karşısına geçtiniz mi, her şeyi unutuyorsunuz. Ama aklınızda olsun, şöyle bir de karyolaya uzanıp sobadaki çıtırtıları dinleyeyim demeyin sakın. Yoksa uykuya dalarsınız ve uyandığınız zaman bademciklerinizin şişmiş, ateşiniz yükselmiş olduğunu görürsünüz. Zira odun sobası bu. Yanar yanar ve şıp diye sönüverir.

 

Tatvan minicik bir ilçe. Göl kıyısındaki Tuğ mahallesinde Denizcilik Bankası Van Gölü İşletmesinin, otelden başka tersanesi, atölyesi ve lojmanları da var. Gölde işleyen yük ve yolcu gemileri, bankanın İstanbul’daki tersanelerinde yapılıyor. Sonra sökülüp Tatvan’a getiriliyor. Tatvan’da yeniden monte edilerek göle salıveriliyor. Bunlardan yalnız 2 Nisan adlı gemi Tatvan’da yapılmış.

 

Tatvan’daki Denizcilik İşletmesi Oteli bahçesi ve Denizci (lostromo) heykeli.

 

Van Gölü’nde işleyen yük ve yolcu gemilerinin hareket noktası Tatvan. Gölün çevresinde iskeleler var.  Reşadiye, Gevaş, Edremit, Van, Adır, Ernis, Erciş, Pargat, Adilcevaz ve Ahlat. İşletme bu iskelelere birisi kuzey yolu, öteki de güney yolundan olmak üzere ring seferleri yapıyor. Kuzey postası Çarşamba, güney postası da Cumartesi günleri.

 

Tatvan gemisi

 

Ayrıca haftada iki defa da Pazartesi ve Cuma günleri Tatvan ile Van arasında ekspres seferleri de var. 49 millik bu ekspres yolu beş saat sürüyor. Hareket sabah saat yedide. Bilet içerde alınıyor. Benim bindiğim vapur Tatvan’dı. 1949’da yüzdürülmüş. On mil hızı var. 400 yolcu, 75 ton da yük alıyor. Mürettebatı 13 kişi. Kaptan Arif Kınoğlu 13 yıldır göl işletmesinde kaptanlık yapıyor. Çarkçıbaşı Mustafa Işıksel ise 1928’den beri bu gemilerde. Lostromo Kemal Coşkun 15 yıllık.

 

Çarkçıbaşı Mustafa Işıksel, Kaptan Arif Kınoğlu ve Lostromo Kemal Coşkun

 

Van Gölü’nde adacıklar da var. Minimini, şipşirin adalar: Akdamar, Atrek, Kuş, Çarpanak, Gadir. Bunların en büyük ve en ünlüsü Akdamar. Üstünde M. S. VII. Yüzyılda Ermeni Katolikleri tarafından yapılmış bir manastır var. Önceleri burada başpapazlardan biri yaşarmış. Şimdi hepsi boş. Pelikan kuşları ile çeşitli hayvancıklar yaşıyor. Gölün bol sodalı sularında da tatlı su kefali balığı var. Halk buna inci kefali diyor.

 

Göldeki sodalı suyun yarattığı şartlarla uyuşarak yaşayabilen tek balık cinsi de bu. Tatlı sularda yaşayan hemcinslerinden daha küçük. Genel olarak 25 – 35 gram ağırlığında ve 15 – 20 santim boyunda. Av mevsimi Mayıs ayı.

 

Ve işte Van iskelesi. Buz tutmuş iskele. Van Gölü çevresindeki kavaktan yapılmış iskeleler suyun sodalı olması yüzünden yosun tutmaz da buz tutar. Ondan sonra, sıcacık bir otobüsün içinde, iki tarafı kavaklı iskele yolundan ver elini Van şehri. Arkada göl, kara yeşil kış yüzüyle Van Gölü. Hırçın, insafsız. Ama gene de güzel.

 

Fikret Otyam- ‘Van Gölü’nde Kış’, Hayat Mecmuası, 13. Mart 1961

 

Derleyen: Baran Zeydanlıoğlu, 30 Haziran 2021

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayımlanamaz

Etiketler: / /

Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
Kürtler Savaşçı ve Özgürlüklerini Seven Bir Milettir
Babil harabeleri, muazzam boyutları ile yolcuyu etkiliyor; binalar, duvarlar veya kapılar olduğu için değil, ama bir zamanlar bir binanın bulunduğu...
Endülüs’ün Emevi Abdurrahman’ı bilinirken, Bitlis Beyliği’nin Kürd Abdal Han’ı hiç bilinmez
İsimlerini çeşitli nedenlerden dolayı tarihe yazdırmış ünlü hükümdarlar vardır. Kimi cesareti, kurnazlığı, ele geçirdiği topraklar ve savaşçılığı ile, kimi de...
Bitlis’te ateşler eşliğinde Xetire, Têrintêz ve Ayd-i Kurdî kutlanırdı
Kürdlerin çok zengin, köklü ve bir okadar da kadim sözlü anlatım geleneği vardır. Kah dengbej geleneği ile kah çîvanoklar anlatımları...
Kürt Tarihinde Newroz’un Yeri
Newroz Bayramı Kürt Ulusal Bayramları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Newroz Bayramı üzerine bir çok kutlama ritüeli bulunmaktadır. Kürtler dışında...
Gökmeydan değil, Gog Meydan. Nam-ı diğer Çevgan Meydanı
Bitlis’in ünlü meydanları denilince, akıllara hemen Avel Meydan ve Gökmeydan gelir. Bazı yerlerde Gök Meydan şeklinde yazılsa da genellikle bitişik...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ