Bitlis Düşünce ve Akademik Çalışma Grubu
$ DOLAR → Alış: 13,66 / Satış: 13,71
€ EURO → Alış: 15,40 / Satış: 15,46

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser

İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
  • 30.07.2021

Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı gerçek, yarı fantezi – yarı seyyah anlatımlarına dayalı olarak birçok kitap yazılmış ve tiyatro senaryosu kaleme alınmıştır. Eserlerde Şark coğrafyasındaki kişilerin, ülkelerin, isimlerin ve kültürlerin içiçe geçirilerek harmanlanmış olmaları dikkat çekmektedir. Bu tür eserlerden bir tanesi de şimdiye kadar hiç bilinmeyen ve 1829 yılında İtalyanca kaleme alınmış olan ‘Bitlis Sultanı ve Köle Kız’ adlı bale gösterisidir.

 

 

 

Baran Zeydanlıoğlu

 

Kadim Bitlis’in ve Kürdlerin tarihine dair batılı arşivlerde yaptığım araştırmalarda, varlığı bilinmeyen veyahut derlemesi ve çevirisi yapılmamış, irili ufaklı birçok güzide kaynak ile karşılaşmaktayım. Bu kaynakları ya bir makale ile ya da o eserin tamamını derleyip çevirerek meraklıları ile buluşturuyor ve okuyucuların bilgisine sunuyorum. Tarihin tozlu raflarında unutulmuş olan başka müstesna bir çalışmayı ilk defa gün yüzüne çıkartarak yine siz kıymetli okuyucular ile paylaşıyorum.

 

 

 

Roma Ulusal Merkez Kütüphanesi’nde bulunan bu eser, ‘Elisa ve Claudio’ adlı bir müzikal oyun senaryo kitabının ikinci bölümünde ‘Il Sultano e La Schiava’ adı ile yer almaktadır. İtalya’nın Cenova (Genova) şehrinde 1829 yılında İtalyanca olarak basılmış olan bu çalışma hakkında, künyesinde yazılı ‘Baletto serio-comico, tre atti’ ek bilgi ile oyunun 3 bölümden (perde) oluştuğunu öğreniyoruz. 14 kişilik bir oyuncu kadrosu olan senaryonun içerik anlatımının sonunda, ‘La scena è finta in Betlis, Capitale del Curdistan’ dipnotu da mevcut, ki bu ibare ile de oyunun konusunun ‘Kürdistan’ın başkenti Bitlis’te geçtiği belirtilerek, Kürd beyliklerine tarihte başkentlik yapmış olan kadim Bitlis şehrinden bahsedilmektedir.

 

Oyunun detaylarının geçtiği bölümdeki ‘Medina’ ibaresinin Arapçada şehir anlamına gelen medine kelimesi olarak mı, yoksa çarşı/pazar/şehir karlşılığında mı kullanıldığı pek anlaşılamamıştır. Ancak ana temanın içeriğine ve anlatımına sadık kalınılması açısından tanımlamaları oldukları gibi derleyip çevirdiğimi belirtmek isterim.

 

 

Özel bir sanat cemiyeti tarafından müzikseverlere takdim edildiği ayrıca belirtilen bu bale gösterisinin konusuna gelince.

 

Oyuncular

 

Bitlis Sultanı

Zora: Köle Kız

Tamas: Vezir

Zulma: Sarayın yaşlı bekçisi

Nadir: Madenalı Türk

Mustafa: Sarayın kunduracısı

Erkek ve Kadın Köleler

Harem ağası

Bostancı

Sapancı

Rakkas

Odalık (Nikahsız cariye)

Okçu

Muhafız

 

Bitlis sultanı Medina’da gezerken Aldina adlı güzel mi güzel bir kızla karşılaşır ve ona aşık olur. Aldina’yı alır ve kendisinin en gözdesi yapar. Ancak düşmanları olan Arapların ani ve acımasız bir saldırısı sonucu Sultan’ın ordusu şaşkına döner ve bu esnada Aldina düşmanın eline düşer. Sultan ızdırabından kahrolur. Aldina ise acıdan yaşamını yitirir. Ancak Aldina ardında Zora adlı bir kız çocuğu bırakır. Yıllar geçer. Zora köle tacirleri arasında Bağdat’da alınır satılır ve bu tacirler daha sonra onu Bitlisli bir tüccara satarlar. Bitlisli bu tüccar da Zora’yı alıp efendisi olan Bitlis Sultanı’na götürür. Sultan yüksek bir fiyata Zora’yı o tüccardan satın alır. Zira Zora’nın güzelliği karşısında ve onun Aldina’ya olan benzerliğinden ötürü Bitlis Sultanı şaşkına dönmüştür. Sultan Zora’yı eşi yapmak istemektedir. Zora da köle tacirlerinin elinden kurtulduğundan dolayı müteşekkirdir ve gelişmelere boyun eğmek zorundadır. Fakat Zora’nın gönlü sevdiği olan Nadir’dedir. Zora’nın Bitlis’te olduğunu haber alan Nadir, onun nerede olduğunu bulmak için Bitlis’e gelir. Nadir şehre gelir gelmez daha önceden tanıdığı ve sarayın da kunduracısı olan eski dostu Mustafa’nın yanına gider. Mustafa’nın sayesinde Zora’ya tekrardan ulaşır Nadir. Sultan durumdan şüphelenmiştir ve öfkelenmiştir. Zora şaşkındır. Mustafa’nın telaşı, sarayın yaşlı bekçisi Zulma’nın tavrı ve vuku bulan genel karışıklıklar eşliğinde gelişen olaylar mutlu son ile biter. Zora’nın Bitlis Sultanı’nın eski eşi Aldina’dan olma kızı olduğu anlaşılır ve Zora ile Nadir evlenerek muradlarına erer.

 

Bu eserin bir tiyatro oyunu haline getirilip, uygun kostüm müzik ve dekorasyon eşliğinde birgün Bitlis’te sahne alması temennisiyle.

 

Baran Zeydanlıoğlu – 30 Temmuz 2021

 

 

Bitlisname kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

 

 

 

Etiketler:

Gravürlere Yansıyan Kürdler
Toplumların kültürel hafızasını ayakta tutan birçok faktör vardır. Güzel sanatlar, gastronomi, folklor, müzik, dans, edebiyat, sözlü anlatım, ritüeller ve mimari...
Bir Çarpıtmanın Anatomisi: Ehmedê Xasî Örneği
Ehmedê Xasî’nin 1899 yılında Osmanlı döneminin Eğitim Bakanlığı olan Maarif-i Umûmiye Nezareti tarafından Diyarbekir’de basılmış Mewlidê Kirdî adlı eseri Zazakî Kürdçesiyle yazılmış...
Katran-ı Tebrizi; Kürt Rewadi ve Şeddadi Devletlerinin Saray Şairi
Katran-ı Tebrizi, 11. yüzyılın tanınmış bir şairidir. Rewadi devletinin başkenti Tebriz’e yakın Şadiabad köyünde doğdu. Bütün yaşamını iki Kürt devletinde; Şeddadilerle Rewadilerde geçirdi. Bu...
Selçukluların Malazgirt’e ilk saldırısı ve Bitlis’ten getirtilen mancınık
Malazgirt denince akla hep Selçuklular, 1071 tarihi ve Alparslan gelir. Ancak Alparslan’ın amcası Tuğrul Bey (Sultan Tuğrul) liderliğinde, Müslümanların Malazgirt’e...
Dersim makalesinde Kürd kelimesini ‘adi’ diye çevirdiler
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik ve Doç. Dr. Sevim Erdem’in birlikte yazdıkları makalede yaptıkları bir alıntıda Kürd kelimesini ‘adi’ olarak çevirdikleri...
Bitlis’in önünde bağlar türküsü ve Bitlis’in asimilasyonu
Yirminci yüzyılın başlarına kadar vilayet sınırları içerisinde birçok değişik dilin* konuşulduğu kadim Bitlis’e ait şarkı, türkü, kilam, sitran, bar, horovel,...
Efsaneye göre Mardin şehrinin ismi Kürdçeden geliyormuş
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve zengin şehir kültürüne sahip şehirler vardır. Bunlar arasında Mardin şehrinin adı ilk sıralarda zikredilir....
İtalya’da yazılan 1829 tarihli Bitlis Sultanı ve Köle Kız adlı eser
Özellikle 1600 – 1800 yılları arasında, Şark’a ait masallardan ve o diyarda vuku bulmuş hadiselerden esinlenerek yarı kurgu – yarı...
‘’İlk Gece Hakkı’’ Dolayımında Tarih Yazımı, Yöntem ve Kaynakların Kullanımı: Taner Akçam’a Cevap
  Bilindiği üzere tarih yazımının kendine has bir metodolojisi vardır. Tarihin ideolojik/sübjektif, özcü, kısmi ve çarpık bir vaziyet almaması için...
Taner Akçam’ın İddiaları ve Tarihi Gerçekler
Tarihi olay ve olgular bir değerlendirmeye tabi tutulacaksa, bu değerlendirmenin ilk şartı, olay veya olguların yaşandığı dönemin koşulları ve özelliklerinin...
Taner Akçam’ın Suçlamalarına Cevabımızdır
Bilindiği üzere Prof. Taner Akçam’ın 20 Nisan 2021 tarihinde Gazete Duvar’a verdiği röportajda sarf ettiği  “19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin...
Ermeni Sorunu ve Kürdler
Tarih çalışmalarında birincil kaynaklar büyük bir önem taşır. Bu kaynakların başlıcaları; gazeteler, filmler, fotoğraflar, el yazmaları, nüfus sayımları, tapu kayıtları,...
Tarih Kayıt Cetveliyse Sosyoloji Bunun Toplum Vicdanındaki Karşılığıdır
Tarih bilimi toplumlarla ilgili verileri ortaya koyarken belgesel nitelikteki kırıntıları bir araya getirerek toplumlar hakkında genellemeler yapmaktadır. Sosyoloji bilimi ise...
‘Kuyruklu Kürt’ aşağılaması tutmadı, ‘ilk gece hakkı’ genellemesi deneyelim
‘Öküz düşünce bıçak çeken çok olurmuş’ diye bir söz vardır. Zayıf, savunmasız ve güçsüz duruma düşüldüğü taktirde, o anki durumunuzdan...
Tarihçi Taner Akçam’a Tepki
  Tarihçi Taner Akçam’ın ”19. yüzyıl feodal toplumunda örneğin Kürt bölgelerinde Kürt ağaları, evlenen Ermenilerin ilk gece hakkına sahiplerdi.” ifadelerine...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ